Kurumsal Finans

kurumsal finans

Kurumsal finans (corporate finance), finansal alanda en önemli konulardan biridir. Günlük yaşamlarımızda köklü bir gelişmedir. Hepimiz büyük veya küçük şirketlerde çalışıyoruz. Bu şirketler sermaye artırır ve daha sonra bu sermayeyi üretken amaçlar için kullanırlar. Sermayenin artırılması ve başarılı bir şekilde devreye sokulmasının arkasında yatan mali hesaplamalar, kurumsal finansmanın temelini oluşturmaktadır.

Mülkiyet ve Yönetim Ayrımı

Kurumsal finansmanın temeli mülkiyetin ve yönetimin ayrılmasıdır. Firma yalnızca sahipleri tarafından sağlanması gereken sermaye ile kısıtlanmış değildir.  Çünkü halkın da kazançlarının belirli bir kısmını tasarruf etmeye ihtiyaçları vardır. Bunu yaparlarken bütün paralarını risksiz banka hesaplarına koymakla yetinmeyip,  paralarının bir kısmıyla risk almak istiyorlar. İşte tam da bu nedenle sermaye piyasaları ortaya çıkmıştır. Bunlar, şirketlere finansman kaynağına erişim imkânı sunmak ve genel halka yatırım için bolca seçenek sunarken ikili bir ihtiyaca hizmet ediyorlar.

Firmalar ve Sermaye Piyasaları Arasındaki Bağlantı

Kurumsal finans alanı, firma ve sermaye piyasaları arasındaki irtibat hatları gibidir. Finansal yöneticinin ve kurumsal finans alanındaki diğer profesyonellerin amacı iki katmanlıdır. Öncelikle, firmanın yeterli mali güce sahip olduğundan ve asgari maliyetleri olan doğru kaynakların kullanıldığından emin olmaları gerekiyor. İkincisi, firmanın bu kadar yükseltilmiş fonları iyi kullanmaya ve sahipleri için maksimum getiri sağlamasına dikkat etmeleri gerekir. Bu iki karar, kurumsal finansmanın temelini oluşturur ve aşağıda ayrıntılı bir şekilde listelenmiştir:

Finansman Kararı

Yukarıda belirtildiği üzere firmalar, finansman ihtiyaçlarını karşılamak için sermaye piyasalarına girmekle birlikte, finansman konusunda çoklu tercihlerle de karşı karşıyadır. Firmalar öncelikle öz sermayeyi veya borç sermayesini artırmak isteyip istemediğini seçebilir. Öz sermaye ve borç sermayesi içinde bile firma birden fazla seçenekle karşı karşıyadır. Bir banka kredisi, kurumsal krediler, kamu sabit mevduatları, tahviller ve fon artıracak çok çeşitli seçenekler arasında karar verebilirler. Bu nedenle bir finansal yöneticinin görevi, firmanın iyi sermayeli olduğundan, yani doğru borç ve öz sermaye ile diğer mali araçların karışımını sağladıklarından emin olmaktır.

Yatırım Kararı

Firma, sermayeye eriştikten sonra, finansal yönetici bir sonraki büyük kararla karşı karşıya gelecektir. Bu karar, fonları hissedarlarına azami getiri sağlayacak şekilde dağıtmaktır. Bu karar için firma sermaye maliyetinden haberdar olmalıdır. Sermayelerinin maliyetini öğrendiklerinde, fonlarını, tahakkuk eden getirilerin, şirketin ödemek zorunda olduğu sermaye maliyetinden daha fazla olacağı şekilde yerleştirebilirler. Bu tür yatırımları bulmak ve fonları başarıyla dağıtmak yatırım kararıdır. Aynı zamanda sermaye bütçelemesi olarak da bilinir ve şirket finansının ayrılmaz bir parçasıdır.

Sermaye bütçelemesi, mümkün projeleri olduğu sürece firmanın sınırsız finansmana erişebileceği teorik bir varsayıma sahiptir. Bu kararın bir çeşidi sermaye rasyonelleşmesidir. Burada varsayım, firmanın sınırlı fonları olması ve hepsinin maddi açıdan uygun olmasına rağmen rakip projeler arasında seçim yapması gerektiği varsayımı vardır. Böylece firma, sadece uzun vadede en iyi getiriyi sağlayacak projeleri seçmek zorundadır.

Finansman ve yatırım kararları aynı madalyonun iki yüzü gibidir. Firma, yalnızca onları yerleştirmek için uygun yollara sahip olduğunda finanse etmelidir. Kurumsal finansmanın alanı, yöneticilere finansman ve yatırım kararlarını değerlendirmelerini sağlayan çeşitli araçlar ve teknikler içerir. Bu nedenle, bir firmanın finansal refahı için şarttır.

Adını finans eğitimi grubu olarak belirleyen arkadaşlarımız ilk olarak kurumsal finans konusuna kafa yormaya karar verdiler ve sizlerle ilk makalelerini böylece paylaşmış oldular. Devamı gelecek, lütfen sitemizi takipte kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir